Buradasınız
Ana Sayfa > Bilim > Okunması Gereken Adları Birbirinden Garip National Geographic Makaleleri

Okunması Gereken Adları Birbirinden Garip National Geographic Makaleleri

Herkes National Geographic okumuştur. Dergisini almayanlar bile internet ortamında rastlamıştır yazılarına.
National Geographic’in internet sitesinde yer alan, okunması gereken National Geographic makaleleri kendi hazırladığım kısa özetler ile sizlerle paylaşıyorum. Tamamını okumasanız bile özetlerim hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacaktır. İyi okumalar.

1.Salyangozlar Sevişirken Ne Düşünür?

Salyangozların sevişmesi hakkında hiç düşündünüz mü? Düşünmediyseniz veya düşünüp bir yorum yapamadıysanız bu yazı tam sizlik.
Kısaca: Salyangozlar hermafrodit(çift cinsiyetli) oldukları için cinsel hayatları çok karmaşıktır.
Yani hem sperm üretebilir hemde bir dişi gibi yumurta taşırlar. Bu sebepten dolayı gelen avantaj ve dezavantajları konu alan yazı.
Orjinal metin için tıklayınız.


2.Bu Örümcek, Dişisinin Başkalarıyla Çiftleşmesini Önlemek İçin Cinsel Organını Yok Ediyor

Bu garip başlıklı makalede erkek Larinia jeskovi örümceklerinin cinsel birleşmesini konu alıyor.
Kısaca: Erkek Larinia jeskovi dişisine spermlerini aktarması saniyeler mertebesinde olduğu için araştırmacılar zorda olsa bu halde dondurabilmişler ve incelemelerde Larinia jeskovi türünün spermlerini aktardıktan sonra dişisinde erkeklerin tutunması için gerekli olan kısmı pedipalpusları ile adeta bir makas gibi kestiği ortaya çıkmış.
Orjinal metin için tıklayınız.


3.Erkek Kurbağalar ‘Çirkin’ Arkadaşlarının Çiftleşmesine Yardım Ediyor

Sadece insan türüne ait olan bir özellik gibi düşündüğümüz her şey canlılar aleminde bir tokat gibi yüzümüze çarpıcak gibi duruyor değil mi ? Çok hafife alıyoruz uzak akrabalarımızı.
Kısaca: Dişi tungara kurbağası ile deney yapan araştırmacılar bu kurbağaların erkek tungara kurbağasının sesinden nasıl etkilendiklerini araştırmışlar. Dişiler iki erkek sesi dinletildiğinde hızlı ötenleri kalın seslilere tercih ettikleri görülmüş. Fakat yanlarına daha kalın ama bir o kadar yavaş bir üçüncü kurbağa sesi geldiğinde ise üçüncü kurbağanın sesi yüzünden bir önceki aşamada seçmedikleri kalın sesli kurbağayı seçtikleri görülmüş. Yani bunu çirkin kızlarla gezen normal güzellikteki bir kızın bize güzel görülmesi olarak algılayabiliriz.
Orjinal metin için tıklayınız.


4.Kırkayak Yavruları Yürümeyi Nasıl Öğreniyor?

Adını ilk okuyunca ne düşünecemiği bilemediğim makale.
Kısaca: Kırkayaklar öyle duyulduğu gibi kırk ayak değillerdir. Hatta ayak sayısı 750 olanları bile var.
Yavru kırkayakların sayısı 6-8 arası değişmektedir. Kırkayaklar yürümek için ayaklarını koordineli biçimde çalıştırmak zorundadırlar. Yavru kırkayakların ise bunu nasıl başardığı tam olarak belli değil ve karmaşık bir iş.
Orjinal metin için tıklayınız.


5.Sindirella’nın Cam Ayakkabısı Kırılmalıydı

Makalede yer alan resmin altında yazan hoş yazı
“Hesaplar, Sindirella’nın cam ayakkabısının kalbiyle beraber kırılacağını ortaya koyuyor…”
Kısaca: Bunun gibi bir çok süper kahramanı ve masalı inceleyen fizik öğrencileri Sindirella’nın ayakkabısının koşma esnasında tek bir yere basınç yapacağından kırılacağını düşünmüş ve denemişler.Genel olarak makalede bir -iki yerde ufak bilimsel hata yakalasamda popüler kültür için önemli sayılmaz. Bunun gibi bir çok süper kahramanıda konularına eklemişler ve bir makale yazmışlar. Buradan ulaşabilirsiniz.
Orjinal metin için tıklayınız.


6. Evlilik Çayır Faresi Erkeğini Değiştiriyor

Evlilik her erkeği değiştirir mi bilmem ama konu çayır faresi olunca iş başka.
Kısaca: Erkek çayır fareleri ile yapılan deneylerde çiftleşmeden önce her dişinin onlar için aynı olduğu(kısmen) fakat çiftleştikten sonra ise o dişiye karşı özel bir ilgi bulundurdukları farkediliyor. Bunuda deneyler ile ispatlamışlar.
Orjinal metin için tıklayınız.


7. Kartala Binen Karga

Büyük ihtimalle gerçek olan bir fotoğraf. Kartal için üstündeki karga pek önemli değil. Karga ise kediye diklenen fare gibi alanını korumaya çalışıyor.

Orjinal metin için tıklayınız.


8.Etrafınız Ölmenizi Bekleyen Bakterilerle Dolu

Korkunç ama gerçek bir başlık.
Kısaca: Şuan bile bir savaş veriyoruz bakteriler insanoğluna karşı. Öldükten hemen sonra milyonlarca bakteri ordusu bizi içimizden çürütmekte. Peki neden yaşarken çürütmüyor ? Sebebi bedenimizin sıcaklığı ve bağışıklık sistemimiz. Öldüğümüzde bedenimiz soğuyor ve bağışıklığımız sönüyor bu sebeple savaşı ilk defa kaybedip çürüyoruz.(Hastalandığımızda ateşimizin çıkmasını düşünelim)
Orjinal metin için tıklayınız.

Paylaşmak mı istedin?Share on Facebook5Tweet about this on Twitter

Yorumun Varsa Sessiz Kalma

Top